Temel emri altındaki astronotları yanına çağırıp, ertesi gün çıkacakları Mars yolculuğu hakkında son talimatları verir ve bu zor yolculuğun öncesinde uyumak üzere evlerine gitmelerini söyler. Her iki astronot da, talimata uyup evlerine giderler. Dursun tam uyumak zereyken telefon gelir. Arayan Temel'dir.
- "Alo, Dursun. Ben Temel. Uyudun mi?"
- "Henuz deyil." -
"Pen çok heyecanliyum. Uyku tutmadi. Sağa da uyarsa, penumle pirlikte içmeye ne dersun? Uzun sure içki içemiyeceguz.."
" Bir saat sonra Temel ve Dursun buluşurlar, bir bara girip içki söylerler. Barmen tam içkiyi verirken ikisine de dikkatlice bakar.
- "Hey men. Sizi tanıdım. Yarın Mars'a gidecek astronotlarsınız. Size içki verdiğim ortaya çıkarsa bir daha Dallas'ta ekmek yiyemem ben. Kusura bakmayın."
Temel ve Dursun barmenle tartışmalarına rağmen o barda içki içemezler. Başka barlarda şanslarını denerler; ama TV programlarını sürekli izleyen barmenler onları her seferinde tanırlar ve içki vermeyi reddederler. Marketlerde kapalıdır. Tam eve dönmeye karar verdiklerinde Dursun'un aklına bir fikir gelir.
- "Yahu Temel, pizum uzay roketine koyduklari yakitin kokusuni hatirlayimisun. Ayni viski gibiydi. İstersen ondan icelum."
Birlikte uzay üssüne girerler. Kontrol etmek bahanesiyle yakıt tankının yanına gelirler.
Kimse şüphelenmez. Temel ve Dursun yakıt tankından aldıkları yakıttan birer ikişer kadeh içerler; sonra da evlerine giderler.
Dursun tam uyumak üzereyken telefon çalar. Arayan yine Temel'dir.
- "Alo Dursun. Yine pen. Rahatsiz ettum ama kusura pakma. Sağa pi şey sormak istiyrum. Karnin ağriyri mi?" -
"He. Hem de cok."
- "Peçi. O zaman sakin osurayum teme. Seni TOKYO'dan arayrum."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder