www.RiceDude.com

28.11.08

Korku Boku :))

Bu olay Kayseri-Bünyan ilçesi sinirlari içerisinde

yasanmistir ki, olayın kendi Alfred Hitchcock'un meshur korku filmlerini

bile çok

gerilerde  birakacak kadar tüyler ürpertici.

 

Kendisi Bünyan'li olmayan, politikayla uğraşmis ve halen

Kayseri'de  yaşayan işadamı Bünyan sınırında, Kayseri Malatya kara yolu

üzerinde, bir benzin istasyonuna girer.Lokantaya oturur ve orada

kalabalık

toplulukla birlikte bir ufak rakı içer.

 

Yürüyüş mesafesindeki Bünyan'a gitmek için, lokantadan çıkar.

Ancak  dışarısı hem zifiri karanlik hem de korkunç bir kar-tipi

fırtınası

baslamıştır. Benzin istasyonuna yaklaşık 300 metre mesafedeki, Bünyan'a

dönüs yolu kenarına varır. Oradan geçen bir arabaya binip, Bünyan'a

ulasma derdindedir.

 

Fırtına daha da şiddetlenir. Adam bir-kaç adım ötesini bile

görememektedir.

Gelip-geçen bir araba da yoktur. Nihayet karanlıklar içerisinde,hayalet

gibi yavas yavas yaklasan bir arabanin iki farıni fark eder.Arabanin tam

önünde yavaslamasıyla birlikte hemen arka kapıyı açar ve arabaya biner.

 

kapıyı kapatır, araba yeniden hareket eder. içeridekilere merhaba demek

ister. Ama o da ne?Araba da kimse olmadığı gibi, direksiyonda da kimse yok.

Birden paniğe  kapılır. Korkuyla, hemen arabadan atlayıp, oradan kosarak

uzaklasmak ister ama hem araba hızlanmış hem de korku ile dizleri

baglanmış hareket

edemez hale gelmiştir. Araba keskin bir viraja dogru yaklaşır. Adam dua

etmeye  baslar.Tüm günahlari için tövbe eder. Arabayı durdurması için

Allaha yalvarır .Tam

bu esnada, pencereden bir el uzanır ve direksiyonu kıvırarak sert

virajdan

 

arabanın dogru yola dönmesini sağlar. Her tehlikeli dönemece yaklaştıkça

Allah'a yalvarışı ve yakarışı  artar ve her seferinde de bir el dişarıdan

uzanır, direksiyonu çevirir.Sonunda kendisini biraz toparlar, ayaklarını

kımıldatır "Ya allah koru  beni..." deyip, kapıyı açmasıyla birlikte,

kendisini arabadan dışarı fırlatır. Bir kaç takla attıktan sonra,

şarampolde kendisine gelir.

 

Defalarca üç Kulfu-bir Elham okuyarak, Bünyan'a yürüyerek ulaşır ve

bir kahvehaneye girer. Üstübaşı ıslak ve perişan haldedir.

Kendisini tanıyanlar hemence sobanın yanına gelirler . Eline

bir çay  verirler. Bir müddet sonra kendisine gelip, sesi titreyerek,

başına gelen doğa üstü ve korkunç olayı anlatır  Olayı dinleyenler

inanmak istemeseler de, anlatan kişinin aklı başında ve  biri olduğunu

bildiklerinden, herkeste derin bir sessizlik olusur.

 

Yaklaşık yarım saat sonra, aynı kahvehaneye Koyunabdal Köyü'nden iki

kişi girer. Bir masaya oturur ve iki bardak çay söylerler. Bu arada,

gelenlerden  birisi, diğerine sunları söyler :

 

 

Hasan  baksana, bu sobanin başında oturan geri zekalı , bizim araba

yolda kalınca, biz arabayı iterken, arabaya binip sonrada atlayarak inen

kişi değil mi?


Hiç yorum yok:

www.RiceDude.com